KAŞ

Otantik tarzda dekore edilmiş otelleri ve restaurantları size sunuyoruz.

Dinçsoylu Medya Prodüksiyon

Kaş                  

Antalya‘nın en batısında yer alan Kaş ilçesi, adını karşısındaki yunan adası Meis’i tamamlaması nedeniyle almış. Meis Yunanca göz demekmiş. Onu çevreleyen bölge olması nedeniyle bu güzel beldeye de Kaş adı verilmiş. Akdeniz’in en güzel plajlarından bir olan Kaputaj Plajı, Türkiye‘nin tek batık antik kentine sahip olan Kekova, Xanthos ve Anthiphelos Antalya Kaş’ta görülmesi gereken yerler listemizde sayılabilecek yerlerden sadece bir kaçı.

Kaş, otantik havasıyla, yasemin kokan sokakları, dört mevsim pırıl pırıl güneşi, masmavi denizi, yemyeşil doğası ve muhteşem mehtabı ile çok şirin bir Akdeniz kasabasıdır.  Rengarenk, ahşap balkonlu evleri, mis kokulu begonviller süslüyor.

Kaş Nerede ve Nasıl Gidebilirim ?

Kaş Gezilecek Yerler

Eşsiz yeşil ve turkuaz mavinin buluştuğu koyları, adaları, yarımadaları, doğal limanları ile Kaş, tam bir tatil cennetidir.
Genellikle, mart ayından kasım ayı sonuna kadar kaş ta denize girilebilir.

Kaş Plajları Koyları

Kış mevsiminde dahi sıcaklık eksi değerlere düşmez. Çok temiz havası vardır.

Kaş, otantik havasıyla, yasemin kokan sokakları, dört mevsim pırıl pırıl güneş

Kaş’ta Aktiviteler

Eşsiz yeşil ve turkuaz mavinin buluştuğu koyları, adaları, yarımadaları, doğal limanları ile

Kaş, Akdeniz’in kıyısında Antalya’ya bağlı turistik bir ilçe. Denize 70 km.’lik kıyı şeridi ile Antalya’nın en batı ucunda, Fethiye ve Demre arasında yer alıyor. Antalya’dan 190 km, Fethiye’den 100 km, hemen karşısında bulunan Yunan Adası Meis’den ise sadece 1,8 km uzaklıkta bulunuyor.

Antalya ve Fethiye körfezleri arasında yer alan Teke Yarımadası’nın, antik çağdaki ismi Likya. Kaş, bu bölgenin en güneyine, antik liman kenti Antiphellos’un üzerine kurulmuş. Likya medeniyeti birçok kentten oluşan yapısı ile yarımadanın her yerine dağılmış. Kaş, Teke Yarımadası’nın ortasında, etrafı Likya kalıntılarıyla çevrili bir nokta

Turizm

80’li yıllara kadar ekonomisi geleneksel tarım, küçükbaş hayvancılık, meyvecilik ve zeytinciliğe dayanan Kaş, sonrasında turizm ve seracılığın öne çıktığı bir yerleşim olmuş. Temmuz ve Ağustos aylarında yoğunlaşan ama tüm seneye yayılan deniz odaklı bir turizm hakim. Yabancı turist sayısı yüksek. Alternatif turizm adı verilen dalış, doğa turları gibi aktivitelerden dolayı sezonun biraz daha uzayabildiği görülüyor. Kaş’ın yatak kapasitesi 2018 verilerine göre 26 bin. Birçok işletme 23 Nisan’da kapılarını açıyor, 29 Ekim’de kapatıyor.

Nüfus

Kaş’ın nüfusu deniz kenarında kurulu merkezinde ve köylerinde toplanmış durumda. Yerleşik nüfusu 2016 nüfus sayımına göre yaklaşık 55 bin. İlçe merkezinde yaşayan nüfus 8000 civarında. Nüfusun geriye kalanı kırsalda ikamet ediyor. Son yıllarda özellikle büyük şehirlerden göç aldığı görülüyor. Kaş merkezi ve civarı yaz aylarında yoğun turist akınına uğruyor. Kaş merkezi, Kalkan ve Patara bölgeleri turizm bölgeleri olduğu için yazın nüfus %50 artış gösteriyor.

Kaş nüfusunun 1900’lerin başında çoğunluk Rumlardan oluştuğu görülüyor. 1923 yılındaki Türk-Yunan mübadele anlaşmasına göre Kaş’ın Rum nüfusu Meis ve Yunanistan’a göç etmiş. Buna karşılık Meis ve Selanik’de yaşayan Türkler, Kaş’a yerleştirilmiş.

Tarih

Kaş, M.Ö. 4.yy’da kurulan antik Likya Kenti Antiphellos’un üzerinde yer alıyor. Antiphellos, yukarısındaki Phellos kentinin limanı olarak kurulmuş. Helenistik dönemde bölgede bol bulunan sedir ağacı ticareti sayesinde zengin bir liman kenti haline gelmiş ve Phellos’dan bağımsızlaşmış zaman içinde. Taşlık ülke anlamına gelen Phellos kentinden günümüze kalan kalıntılar, merkezden 10 km uzaklıkta görülebilir.

Antiphellos Kenti günümüz Kaş’ın altında kalmış.  En görülebilir kalıntılar merkezdeki antik tiyatro, Uzun Çarşı’daki kral lahiti, çeşitli kaya mezarları, tapınak temelleri.

Antiphellos, diğer Likya kentleri gibi sırasıyla Beylik, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden geçiyor. Osmanlı’nın son döneminde ismi Andifli İskelesi olarak anılmaya başlıyor.

Coğrafya

2231 km2 yüzölçümü olan Kaş, genel olarak ormanlarla kaplı. Kaş’ın coğrafyası bir çok yükselti, tepe ve dağlardan oluşuyor. Araba yolları çok inişli çıkışlı, virajlı olabiliyor bu yüzden. Toplam alanın %66 ‘ı ormanlık bölge. Kıyıları daha çok kayalık. Dağlık yapısında dolayı en çok keçi yetiştiriliyor.

Bitki Örtüsü

Zengin bir floraya sahip Kaş’ta deniz seviyelerinde her zaman yeşil maki toplulukları, yükseklerde daha çok Kızılçam ormanları görülüyor. Maki alanlarında kekik, keçiboynuzu ve çeşitli otlar doğal olarak yetişiyor. Meşe, ardıç, çınar ağaçları dışında 1500 metrenin üstünde sedir ağaçları göze çarpıyor. Çok uzun yaşayan ve dallarının duruşundan dolayı çok endamlı görünen sedir ağacı trekking rotalarında karşınıza çıkacak. Kaş’ta 1000 yaşında sedir ağaçlarına rastlanıyor. Kaş florası bir çok endemik bitki barındırıyor. Likya orkidesi bunlardan biri.

Mimari

Kaş’ın günümüzdeki mimarisi 1850’lerden itibaren Meis’li tüccarların yaptırdıkları evler ile oluşmuş. Kaş bölgesinden topladıkları ürünleri gemilerle adaya, oradan da ticaret gemilerine yükleyen Meis’liler, Kaş’ta konaklama ihtiyaçlarını bu evlerle karşılamışlar. Uzun Çarşı ve meydanın etrafında seçebileceğiniz tüm eski evlerin Meis’li ustalar tarafından yapıldığını söyleyebiliriz. Genelde iki katlı olan evlerin, cumbalarının ahşap işçiliği ile süslendiği farkediliyor. 
 
1881 yılında inşa edilmiş kilise, günümüzde cami olarak kullanılıyor. Bu caminin avlusunu kaplayan çakıl taşlarından yapılmış bir çeşit mozaik döşemeyi, Meis Adası’nda da bir çok zeminde görmek mümkün.

Kaş Tarihçesi :

Tarihi MÖ 700 yıllarına kadar uzanan, bölgede ana yerleşim yeri olan ve Yunancada ‘kayalık yer’ anlamına gelen Phellos Antik Kentidir. Antiphellos antik kenti, yani günümüzdeki Kaş ise, Phellos’un limanı işlevini gören yer olarak, yunancada ‘kayalık yer karşısı’ anlamına geliyor. Antiphellos, kıyılarından çıkarılan kalitesi süngeri ve yüksek dağlarında kesilen ve gemi yapımında kullanılan sedir ağaçları bu limandan ihraç edilirdi.En eski Anadolu medeniyetlerinden Likya Medeniyeti içinde gördüğümüz Kaş’ın hikayesi MÖ 3000 yıllarına kadar uzanıyor. Bir ara Hititlilere bağlı olarak yaşamış, daha sonra özgürlüklerine kavuşmuşlar. Çeşitli tarihlerde Perslerin, Helenlerin, Mısırlıların, Rodosluların ve Romalıların işgaline uğramış. Karyalılar ve Pontuslular bazı Likya şehirlerini almışlarsa da buralarda fazla tutunamamışlar.Anadolu’nun güneybatı köşesi, Bizans hâkimiyetindeyken sık sık Arap ordularının akınına uğramış. Antik Likya’nın kalbi konumundaki Kaş, Selçuklu Türklerinin eline geçtikten sonra buraya Türkmen toplulukları getirtilip yerleştirilmiş.
Trajedik şekilde, Kaş, MS 141 ve 240 yıllarında Likya bölgesindeki, korkunç doğal afetler ve akabindeki depremler sonucunda, sahil şeridi bir anda sulara gömülmüş. Dönemin Işık krallığı olan ve büyük İhtişam içerisinde yaşayan bölgedeki zengin kentler de, yaşayan binlerce insanla, bir anda denizin derinliklerine gömülmüş.

Antik çağların gizemini hissetmek ve muhteşem doğada, unutulmaz otantik keyif için Kaş en doğru tatil adresiniz olacaktır.

Sitemizde Yer Almak İçin Bize Ulaşın
İletişim : 0 553 183 95 52

339 Görüntülendi
Open chat
1
Merhaba,
Nasıl Yardımcı olabiliriz ?
Powered by